16 Eylül 2019 Pazartesi

Kurban’ınız Mübarek Olsun!

Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimizle tebrik eder, birliğimize ve dirliğimize vesile olmasını Yüce Allah’tan dileriz.

Mekke, Mina, Arafat tüm insanlığı temsil eden misafirlerini ağırlıyor. Hacılarımız, “İnsanlığı hacca çağır.” (Hacc 27) ilahi emrine uyarak mukaddes beldelerde insanlık adına teşekkür için baba ocağında bulunuyorlar. Onlar orada dua ederken bize de tüm insanlığa da dua etmiş oluyorlar. Bizler de bulunduğumuz yerlerden kurbanlarımızı onların kurbanlarının yanına gönderiyoruz. Hacılarımızın sevincine ortak oluyoruz.

 

Kurban, yakınlaşmaktır. Yaklaşmanın son noktasıdır. Bir insanın Allah’a yaklaşmasının son noktası, huzurda olmaktır. Daima huzurda olan insan, yaklaşmanın son noktasına gelmiş demektir. Allah’ın huzurunda bulunuyormuş hissi… Kurban, bu hissi yaşamaktır. Bizi ancak Rabbimizin huzuruna çıkaran kurban gerçek anlamda kurbandır.

 

Kurban anlamaktır, tanımaktır, farkına varmaktır, sevmektir, var olmaktır, sadece Allah’a kul olmaktır, bize şah damarımızdan yakın olanı fark etmektir, kendimize gelmektir…

 

Kurban, teslimiyettir. Allah’ın emrine boyun eğmektir, kulluk bilincinin korunduğunu canlı bir biçimde ortaya koymaktır.

 

Kurban şükürdür… Allah’a verdiği tüm nimetlerden dolayı şükretmektir.

 

Kurban insanlara yararlı olmak, hayra vesile olmaktır. Kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutmak; sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunmaktır.

 

Kurban hatırlamaktır. Özümüze dönüştür kurban… Her kurbanda Hz. İbrâhim ve oğlu İsmâil’in Cenâb-ı Hakk’a mutlak itaat konusunda verdikleri sınavın hatırasını tazelemek ve benzeri bir itaate hazır olunduğunu göstermektir.

 

Aslında Allah’a yaklaşmak için yaptığımız kurban eylemi insanlıkla yaşıttır. Kur’an, Adem’in iki çocuğu Habil ve Kabil üzerinden anlatır bunu (Maide, 27). Allah onlardan iki kurban istedi. Habil sahip olduğunun en iyisini, Kabil ise en kötüsünü sundu. Hz. İbrahim en değerli varlığını kurban olarak sundu. Meryem de adanmışlardandı. İnsanoğlunun Allah karşısındaki teslimiyeti kurban ile sınanmaya devam etmektedir. Herkes neyi, ne kadar kurban ettiğine bir kez daha bakmalı o zaman.

 

Kurban, feda edebilmektir; fedakârlıktır. Özü itibariyle kestiğimiz hayvanlar üzerinden bizlere verilen bir derstir kurban. Allah’la aramıza giren bir şey varsa onu alıp bir kenara bırakmaktır. Allah’la aramıza giren her neyse onu kurban ederiz ki Allah’a yaklaşabilelim. Aslında kurban ettiğimiz şeyin kendisi de Allah’a aittir. Yani kurban, Allah’a ait olanı Allah’a vermek; insanla Allah arasına giren engeli ortadan kaldırmaktır. Önemli olan şey kestiğimiz kurbanda İsmail’imizi görmektir. Sevdiğimiz şeyden vermektir. Miskine, yetime, yoksula, fakire… Sevmeden vermemizin ne kıymeti olur?

 

“(Size gelince ey müminler,) kendiniz için özenle ayırdığınız şeylerden başkaları için harcamadıkça gerçek erdeme ulaşmış olamazsınız; ve her ne harcarsanız kuşkusuz, Allah ondan tamamıyla haberdardır.” (Âl-i İmrân, 92)

 

“De ki, namazım, isteğim, duam, desteğim, kurbanım, ibadetim, taatım, ibadetlerim, ölümüm ve hayatım Allah’a armağan olsun.” (Enam 162)

 

“Allah’a kestiğiniz kurbanların ne etleri yükselir ne de kanları… Allah’a yükselen bilinciniz, takvanız, niyetinizdir.” (Hacc 37)

 

Bu vesileyle tüm İslam aleminin ve sizlerin kurbanını tebrik ediyor; bayramın insanlığın iyilik, adalet, özgürlük ve merhametle buluşmasına vesile olmasını diliyoruz.

Namaz Vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı